escort malatya sex hikaye ankara escort adana escort kayseri escort mersin escort eskişehir escort malatya escort antalya escort escort bayan Maltepe Escort Konya escort

Katillerin Ölmeden Önce Yedikleri Son Yemekler

8 dakikada bu yazıyı okuyabilirsin.


“Her canlı ölümü tadacaktır.” ifadesi doğru olmakla birlikte bizi ne zaman bulup ebedi uykuya yatıracağını bilememekteyiz. Bir an için o günün belli olduğunu bilseydik: “Son yemeğiniz ne olurdu?” sorusunu genişleterek bugün sizlerle ölüm tarihini bilen mahkumların son yemeklerinde neler istediğini inceleyeceğiz. Bazı mahkumların olağan dışı istekleri olmakla birlikte, bazılarının da isteklerini ilk seferde okuduğunuz da anlamakta zorluk çekseniz de yazının ilerleyen kısımlarında bu anlamsızlığın altında yatan amacı görebileceksiniz.

10) John Wayne Gacy

Bu mahkumu anlatmak için iki kelime yeterli olmaktadır: “Öldüren Palyaço”. John Wayne Amerika’da 1970 ve 1980 yılları arasında 33 genç erkek çocuğa karşı cinsel istismar suçundan ve kasten öldürme suçundan dolayı idam cezasına çarptırıldı. Wayne’in son istediği yemek ise adeta bir ziyafetti. Son yemeğinde istekleri arasında: 12 parça kızartılmış karides, 1 adet KFC Bucket, patates kızartması ve yarım kilo çilek bulunmaktaydı.

9) Timothy Mcveigh

Sıradaki ölüm cezasına çarptırılan bu mahkum ABD tarihindeki yaşanan en büyük terörist saldırılardan birisi olarak tarih kitaplarında adını yazdırmıştır. Oklahoma bombalı saldırısı olarak bilinen bu toplu katliamın başında Timothy yer almaktaydı. Saldırının etki alanı o kadar güçlüydü ki 168 kişinin ölümüne ve 700’den fazla kişinin yaralanmasına neden olmuştu. Timothy’nin yaptığı bu korkunç saldırı sonrasında 1995 yılında yakalanmış ve 2001 yılında idam edilerek hayatına son verilmişti. Timothy’nin son yemeği ise oldukça sade ve “rahatlatıcı” denilebilecek kadar ferahtı: 2 top naneli çikolatalı dondurma.

8) Clarence Ray Allen

“Yaşlı insanlar” denince genellikle herkesin aklına saçı beyazlamış, ayakta zor durabilen ve hayattaki tecrübeleriyle genç nesillere yol gösterebilen kişiler akla gelmektedir. Clarence bunlardan biri olmamakla birlikte aynı zamanda ölüm cezasına çarptırılan en yaşlı 2. mahkum olmuştur. Üç kişiye karşı işlemiş olduğu öldürme suçundan dolayı 2006 yılında hayata gözlerini yuman Clarence son yemeğini krallara layık bir şekilde yemişti: Buffalo biftek, kızarmış tavuk, fındıklı turta ve cevizli dondurma.

7) William Bonin

“Freeway Killer” yani “Otoyol Katili” olarak ABD’de nam salmış olan bu seri katilin adından da anlaşılacak olduğu üzere mağdurlarını daha çok otostopçular arasından seçmekteydi. Bonin’in kötü şöhreti ABD’de çok ünlü olmakla birlikte kendisi hakkında 2010 yılı yapımlı bir film bile çekilmiştir. Bonin son yemeğinde: İki adet pepperoni pizza ve üç top çikolatalı dondurma istemişti. İdam edilmeden önceki gece bol miktarda pepsi ve cola içerek kendisini diyabet komasına sokarak öldürmek istediği de kayıtlar arasındadır.

6) Miguel Richardson

Listemizdeki en farklı yemek taleplerinden birisine sahip olan Miguel, 2 güvenlik görevlisini öldürmekten dolayı ölüm cezasına çarptırılmıştır. Son yemeğinde talep ettiği yiyecekler ise: Üzerinde 23.02.1990 yazan bir adet doğum günü pastası, birçok çeşit meyve, bin ada soslu bir salata. Pasta üzerinde yer alan tarih, evlilik yıldönümü olarak kayıtlara geçmiştir.

5) James Edward Smith

Listenin başına doğru yaklaşırken okuyacağımız yemek istekleri de bir o kadar karışık hale gelmekte. James Edward Smith Texas’ta bulunan Uluslararası Ticaret Merkezi’nde hırsızlık suçuna teşebbüs ederken oradaki çalışanlardan birini vurarak ölüm cezasına çarptırıldı. Listede şu ana kadar yer alan yemekler yenilebilir olarak kategorilendirilse de James’in isteği bir kase dolusu topraktı. Bu isteğinin altına yatan gerçek amacı ise bir vudu ritüeli gerçekleştirmek içindi. Toprak vudu ritüellerinde ölü bedenin saptanması için kullanılmaktadır. Ancak bu isteği reddedilerek kendisine bir kase yoğurt verilmiştir

4) Jonathan Nobles

Jonathan 2 kadını öldürmekten dolayı yargılanıp ölüm cezasına çarptırıldı. Hapishanede ebediyete ulaşacağı günü beklerken İncil’i okuyarak katı bir hristiyan olmaya karar veren Jonathan bu inancının etkisiyle talepte bulunduğu yemek ise: Aşai Rabbani ayinindeki şarap ve ekmek olmuştur. İncil’de bahsi geçen bu ayin birçok tarihi esere ilham olmakla birlikte en çok bilinen örneği Leonardo Da Vinci’nin Son Akşam Yemeği’dir. Da Vinci bu tabloda İsa Mesih ve 12 Havarisi’yle son akşam yemeğini yerken illüstre etmiştir.

3) Ronnie Lee Gardner

Ronnie’nin 1985 işlemiş olduğu kasten öldürme suçundan dolayı ölüm cezasına çarptırılmıştı. Listemizin ilk üç sırasına girmeyi hak kazanan Ronnie’nin son yemek isteği: ıstakoz kuyruğu, biftek, elmalı turta ve vanilyalı dondurmaydı. Ancak Ronnie’nin isteğini farklılaştıran bu yemekleri yerken Yüzüklerin Efendisi filminin üçlemesini de izlemek istemesiydi. Filmlerin hepsini sırasıyla izledikten sonra başındaki polislere dönerek “Tekrar izleyebilir miyiz?” diye sormuştur.

2) Lawrence Russell Brewer

Listemizdeki açık ara farkla en çok yemek isteyen mahkum olan Lawrence tabir-i caizse bu isteğini tam anlamıyla “israf” etmiştir. Lawrence’ın son yemeğinde istemiş olduğu yemekler: üç hamburgerli domuz pastırmalı çizburger, iki adet kızartılmış tavuk göğüsü yanında gravy sos ve soğan, peynir ve biftekli omlet, domates, bol etli pizza, kırmızı biber,  jalapeno biber, bir kase dolusu bamya, yarım kilo barbekülü et, yarım ekmek, 3 adet büyük fajita, 3 adet kök bira, 1 top dondurma ve fıstık ezmesi kalıbı. Bu istediği yemeklerin hiçbirini yemeyerek bu israfının sonucunda Texas eyaletinde artık son yemek isteği uygulamamaktadır.

1) Robert Buell

Yazımın son kısmına gelirken listedeki birince ve ikinci sırayı belirlemekte zorlansam da Robert’ın son yemeğindeki isteğinin anlamını çözdükten sonra onu kolaylıkla listenin başına koydum. Robert’ın kötü şöhreti bir gecede tüm ABD’ye dağıldı. Bu şöhret 11 yaşındaki Krista Harrison’a karşı cinsel istismar ve kasten öldürme suçundan dolayı bir gecede ülke çapına yayılsa da son yemek isteği de bir o kadar garipti. Bu isteği bir adet zeytindi. “Neden zeytin ki?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Aynı soruyu ben de düşündüğümde cevabını şu şekilde buldum: infazı gerçekleştikten sonra toprağa gömülecek olan bedenindeki zeytin çekirdeği büyüyerek bir ağaç olacaktır.

Listemizi sonlandırırken son cümlelerimi 21. yüzyılda hala uygulanan ölüm cezası hakkında kurmak istiyorum. Suç her ne kadar korkunç veya canavarca işlense de bir bireyin yaşayıp, yaşayamayacağının kararını vermek hakimin tokmağına veya kalemine bağlı olmaması gerekiyor. Ölüm cezasının caydırcı etkisi olacağını savunacak olanlar olsa da binlerce yıldır uygulanan bu cezanın caydırıcı etkisi olsaydı işlenen suçlarda azalma gerçekleşirdi. 21. yüzyılda çok önemli bilim dalları olan; kriminoloji, sosyoloji, psikoloji gibi alanlarda yapılacak çalışmalarla mahkumların topluma kazandırılmaya çalışılması, bu da olmuyorsa en insancıl şekilde cezasını çekmesi gerekmektedir. Son cümlemi Jean Jacques Rousseau’nun Toplum Sözleşmesi’nden bir alıntıyla kapatmak istiyorum:

“Sıkça verilen cezalar bir devletin güçsüzlüğünün veya tembelliğinin işaretidir. Hiç kimse yoktur ki hiçbir işe yaramasın. Hiç kimse cezayla imtihan edilecek bir duruma sokulamaz.”


Sosyal medyada paylaşın:

Bu içerik nasıl hissettirdi?

Kızdım Kızdım
0
Kızdım
Yok Artık Yok Artık
0
Yok Artık
Bayıldım Bayıldım
0
Bayıldım
Güldüm Güldüm
0
Güldüm
Metallendim Metallendim
0
Metallendim
Helal Olsun Helal Olsun
0
Helal Olsun
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Nejat Utku İnaltong
Ağırlıklı olarak bilim&teknoloji yazılarıyla ufkunuzu açmaya gelen sıradanı farklılaştıran bir yazar.

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir