escort malatya sex hikaye ankara escort adana escort kayseri escort mersin escort eskişehir escort malatya escort antalya escort escort bayan Maltepe Escort Konya escort

Evrene Farklı Bir Bakış Açısı: Dördüncü Boyut

7 dakikada bu yazıyı okuyabilirsin.


Dördüncü boyutu anlatmaya başlamadan önce sizlere Einstein’ın bu konuya ilişkin bir sözü ile girizgahı gerçekleştiriyorum: “Dördüncü boyutu anlamak için bir nokta esas alın, bu noktayı bir çizgi haline getirin ve bu çizgiyi bir daire yapın, daireyi döndürüp küre haline getirin ve kürenin içine doğru yumruk atın”. Dördüncü Boyut konusu oldukça karışık olmakla birlikte insanların algılamakta en çok zorlandıkları konulardan birisidir. Bunun sebebi 4. boyutu tartışırken insan gözünün göremeyeceği hatta hayal bile edemeyeceği bir evrende bulunmaktayız. Şimdi sizlere Dördüncü boyut boyutun ne olduğunu 3 aşamada anlatacağım ve daha sonrasında sizlerin de bu boyutu kafanızda canlandırmanız için birkaç örnek göstereceğim.

Boyutlar

Dördüncü boyutu anlamamız için öncelikle birden fazla boyut olduğunu algılamamız gerekmektedir. Konumuzun dördüncü boyut olmasından dolayı bu boyutun oluşumunda bir boyutlu,iki boyutlu ve üç boyutlu boyutların var olduğunu ve birbirlerinden bağımsız olmadığını da kafamızın bir kenarına not etmemiz gerekmektedir. Öncelikle birinci boyutu inceleyeceğiz.

1. Birinci Boyut

Birinci boyut adından da anlaşılabileceği gibi bir boyutlu düzlemdir. Yani hiçbir derinliği ve yüksekliği bulunmamakla birlikte genişliğe sahiptir. En basit haliyle düz bir çizgi olarak algılayabiliriz. İnsanlar bu boyutu görmekte zorlanmaz ve beynin algılayabileceği düzlemsel bir boyuttur.

Bu boyutta bir canlı varlığın yaşayacağını farz edecek olursak tıpkı o çizgideki gibi ileriye ve geriye doğru hareket etme imkanı olacaktır.

2. İkinci Boyut

İki boyut, bir boyuttan bağımsız değildir. İki boyutun bir boyuttan farklı olarak yüksekliğe ve genişliğe sahip olmasıdır. İki boyut, bir boyutun üst üste yığılmış sonsuz katmanından oluşmaktadır. Bunu bir görsel ile canlandıracak olursak şu şekilde ortaya çıkacaktır

İki boyutlu düzlemde yaşayacak bir canlı bu boyutta ileriye, geriye, sağa ve sola doğru hareket edebilecektir. Yani kare üzerinde canlandıracak olursak karşımıza şu şekilde ortaya çıkmaktadır:

Ancak unutulmamalıdır ki bu boyutta yukarı ve aşağı bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu boyutta yaşayan canlılar bir cismin üstünü ve altını algılayamamaktadır. Bir an için kendinizi bu boyutta farz ederseniz meyve tabağına bir adet elma yerleştirmek isteseydiniz bunu yapma imkanınız olmayacaktı. Zira bu boyutta yukarı ve aşağı yani derinlik bulunmadığından imkansız olacaktır.

3. Üçüncü Boyut

Üçüncü boyut ise bir önceki boyut olan iki boyutun üst üste diziliminden oluşmaktadır. Bu boyutun diğer iki boyuttan farkı ise terminolojik adıyla derinliğe sahip olmasıdır. Üçüncü boyutu kafamızda canlandırmak için yandaki görsel bize yardımcı olacaktır.

Dördüncü boyut ise sizlerle şu ana kadar incelediğimiz bu boyutlara yönelik geliştirilmiş bir teori olarak çıkmaktadır. “Eğer üç boyutlu cisimlerin de sonsuz dizilimi olsaydı dördüncü boyut olabilir miydi?” sorusunu Hermann Minkowski, Einstein’ın izafiyet teorisine de dayanarak sormuştur. Artık yazının en çok kafa karıştıracak kısmına geçiyoruz

Boyutları Nasıl Görüyoruz?

Ele almış olduğumuz boyutlardaki cisimleri algılayabilmemizi sağlayan hangi boyutta olduğumuzdur. Yani eğer birinci boyuttaysanız ikinci boyutu göremezsiniz zira ikinci boyutu oluşturan yükseklik birinci boyutta olmayacaktır

O zaman aklımıza “Dördüncü boyutu nasıl görebiliriz ki?” sorusu ortaya çıkıyor. Bu sorunun cevabı maalesef ki üçüncü boyutta yaşayan biz canlıların dördüncü boyutu göremeyeceğimiz anlamına gelmektedir. Ancak dördüncü boyutun neye benzediğini bilgisayar simülasyonları ve ışıkla algılayabilmekteyiz.

Üçüncü boyutta yaşayan bireyler olarak bizler dünyayı iki boyutlu olarak görebilmekteyiz. Karşıdan karşıya geçerken sağa ve sola baktığınızda gördüğünüz arabaların boyutsal olarak ancak ön tarafını görebilmektesinizdir yani arabanın ön camlarını ve ön lastiklerini görebilmekteyiz. Ancak bunların 3 boyutlu varlıklar olduğunu üzerine düşen ışığın tonundan veya cismin etrafında hareket ettirdiğimizde (arabanın) anlayabilmekteyiz. Işık bir kısmı daha aydınlık yaparken diğer kısmı daha karanlık yapmaktadır. 3 boyutlu varlıklar olarak bizler 2 boyutlu bir evrene geçiş yapacak olsaydık bu durumda iki boyutlu evrendeki her şeyin içini, dışını görebilecektik. Yani bir sandığa saklanmış paraların içini bile görebilecektir. Zira üçüncü boyuttaki derinlik ikinci boyutta olmadığından cisimlerin içini görebilmekteyiz.

Artık sıra iyice karmaşık olan kısma geldi: Dördüncü boyuttaki bir canlı yaşadığı evreni nasıl görebilmektedir?

Bahsettiğimiz üzere 3. boyutta yaşayan canlılar dünyayı 2 boyutlu görüyorsa, Dördüncü boyuttaki bir varlık da kendi dünyasını 3 boyutlu görecektir. İnsan beyninin dünyayı 3 boyutlu olarak nasıl görebileceğini hayal etmesi bile imkansıza yakın olmakla birlikte bunun en güzel simülasyonlarından biri olan Tetraküp ile imkanlı hale getirilmiştir.

Tetraküp‘e baktığınızda sanki 2 küp birbirinin içinden geçiyormuş gibi göreceksinizdir ama aslında beynimiz dördüncü boyutu algılayamadığı için bu cismi 3 boyutlu şekilde görselleştirmektedir. Aslında olan iki küpün birbirine geçmesi değil, iki eş küpün köşelerinden birleştirilmiş halidir. Yani gördüğünüz cisimde aslında: 2 küp, 24 kare, 32 kenar, 16 köşe vardır.

Dördüncü boyuttaki bir varlık dünyamızı ziyaret edecek olursa biz dünyayı 2 boyutlu görürken o tüm detayına kadar görebilecektir. Yani binaların arkasını, evlerin içlerini, insanların içlerini ve gizli kasaların neler sakladığını görebilecektir.

Sizlere özet olarak bir boyut, iki boyut, üç boyut ve dört boyutun nasıl çizilebileceğini bir görsel bırakarak ikinci ana başlığımız olan “Boyutları nasıl görüyoruz?” kısmını kapatıyorum

Dördünce Boyutun Dünyamıza Yansıması

Buraya kadar anlattığımız kısımda  fizik ve matematikten yararlanmış olsak da artık doğa bilimlerden uzaklaşarak daha hayal gücünü esas alan “paranormal” kısımlara geçeceğiz.

Çocukluğumuzdan  beri özellikle büyüklerimizden duymuş olduğumuz cin gibi kavramı belki de dördüncü boyuttaki varlıkları anlatmak için ortaya çıkmış teorilerdir. Zira önümüzde dördüncü boyuttan bir varlık olacak olsaydık biz onu asla göremeyecektik. Ancak dördüncü boyuttaki o varlık bizimle temas etmek isterse; bunu ses veya görüntü şeklinde yaparsa bizler bunu algılamakta ve anlamlandırmakta zorlanırdık.

Belki de dinlerde bahsi geçen farklı yaratıkların açıklaması aslında onların dördüncü boyutta olması olabilir miydi?

Bu hafta siz değerli okuyucularımla ayrılmadan önce Thomas Gray’in Ode on a Distant Prospect of Eton College adlı şiirinden bir kesitle ayrılıyorum : “Ignorance is bliss” yani “Cehalet erdemdir”. İnsan beyni evrimin başlangıcından beri değişmekte ve gelişmekte. Ancak insanlık belli bir noktada tıkanmaya ve zorlanmaya, anlam kargaşası yaşamaya başlayacaktır. Yazımda bahsetmiş olduğum dördüncü boyuttaki varlıkların bizler tarafından görülememesi düşüncesi sizi korkutmasın sonuçta dördüncü boyutun varlığı kanıtlanmamış yalnızca bir teoriden oluşmaktadır. Yoksa teoriden öte bizim göremediğimiz bir boyut mudur… Sevgiyle kalın.


Sosyal medyada paylaşın:

Bu içerik nasıl hissettirdi?

Kızdım Kızdım
0
Kızdım
Yok Artık Yok Artık
2
Yok Artık
Bayıldım Bayıldım
0
Bayıldım
Güldüm Güldüm
0
Güldüm
Metallendim Metallendim
0
Metallendim
Helal Olsun Helal Olsun
1
Helal Olsun
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Nejat Utku İnaltong
Ağırlıklı olarak bilim&teknoloji yazılarıyla ufkunuzu açmaya gelen sıradanı farklılaştıran bir yazar.

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir